su arıtma cihazı ve kadın bilgisi bilgi
su arıtma cihazı ve kadın bilgisi bilgi en güzel yaızlarımız yazan su arıtma cihazı diyorki "Güney? Haberleri seyrettin mi?" diye doğrudan konuıii: Tahir. Ne bir 'Günaydm' demişti ne de bir başka şey. Gö»» olmadan sinirlendi."Evet, şimdi seyrettim," dedi ona."Olay dün olmuş. Ben dün öğrendim. Bugün onun# İstanbul'a gideceğiz. Yani Doğan ve ben... Az öncegelıiö* Akın'ın zanlı gibi gözüktüğünü öğrendik."
"Zanlı mı? Ama bu çok saçma! İki kişinin yaptığını haberlerde?.."
"öyle ama Akın yaptırtmış olabilir gibi bir şey varflrt^^ ile minik bir itişmesi olmuş galiba. Kaan'ın burnu kınteb*’’' den de Akm ile Gamze tartışmışlar. Sonrasında Akın Şimdi o ortada yokken "Zanlılan yakalamayaElaatı^ Son cümlesinde gözleri Güney'e dönmüştü. Zekibab^ı^ yüzünde değişik bir ifade vardı. Ancak o zeki bakışlat Gama şaşırmadığmı hemen fark etmişti. Genç kadınm gözlennkiı değişikliği olmadığı gibi, Doğan'm minik tuzağına yakiaü "Onlan buldunuz mu?" diye sordu Güney biraz h«w "Bulduk." dedi Doğan ciddi yüzüyle. Kaşlan çabln^ "Nasıl? Kimlermiş?"
"Kaan'a uyuşturucu satan adamlar tabii. Kaanır. not uyuşturucunun parasım tahsil etmeye gelmişlerdir ruz. Kaan da ödemek istemeyince, bu olay olmuştur. dünyasında kimse kimsede bir kuruşunu bırakmaz*
"Ne feci? Bu kadar basit ha?"
"Basit." dedi Doğan ifadesiz bir sesle.
"Adamlan nasıl tespit ettiniz peki? Mis mi söıled?'
'Hayır... Fazla zor olmadı PoÜs, Akın'dan şüphefcn«**
tabii. Biz de uyuşturucu patronu Tayyar Ank isimli yaptınidığından emindik. Elazığlı olduğunu bilKııduktl'^ tanbul arasındaki mesafeyi göz önüne alarak kadllfl*’^ leceklerini tahmin ettik.
V\f uNTiŞturucu satıcısının bu katillerle zaman zurnan ili^ıde oWı^ fjHen Emni\vtı,'e biliniyordu, tkisi de Tayyar m (^evresindeki adam-i*r ;ju arh.la oradaki emniyet görevlileri, bu şahıslann admlmnt (ısprt etmiş dürümdalar.su arıtma cihazı Samnm şimdilerde bir operasvon haar-içindedirler orada..
Güne\''in gözleri biraz irileşti.
Do^an onun endişesini hissetmiş gibiydi. Hatta hissetmekten nva(ie kesinlikle anlamışh. “Tamer ve Akının operas\Tina katıl-tnavaca^nı umuyorum..." diye mırıldandı. Zeki bakışlı veşıl len dikkatle Güney'in üzerindeydi. Genç kadındaki rahatlama gözle ıjörülür bir haldeydi.
"Bence anladın... Ne zamandan beri gerçek kimliklerimizi bılı-vocsun? Az önce sana olanları anlatırken hiç şaşırmadın?"
Genç kadın başını çevirip pencereden gözüken bulutlara baktı bir an... Aklından binlercre sözcük geçiyordu ama hiçbinsi mantıklı bir cümle kurmasına yeterli gelmi\xırdu. Yakalanmıştı. Hem de fena bir şekilde. Gamze ve diğerleri için erxiişelenirken tedbiri elden bırakmıştı.
Doğan bacaklannı toplayıp öne doğru eğildi. "Sövie hadi! Bana neler bildiğini anlat."
Genç kadın hafifçe dudaklannı sıktı. "Neler bildiklerim mİ? 8a-<fece arada sırada devlet için çalışan bir çeşit asker olduğunuzu bı-liyorum. Bu suç mu?"
Genç adamın bir kaşı kalktı hafifçe. "Duruma göre değişir. . 8e-düşüncelerine göre değişir... Bildiklerine göre değişir..." Boşuna sırlı konuşma. Dört tane dağ gibi adamın bir arava gek '^knnde, dikkati çekmeyeceğini mi düşündünüz?" devli Günev
"örKîmli olan ne peki?" dedi Güney de meydan okuyan Doğan sessiz kaldı birkaç saniye. Soracağı şey konusu^j, rarsızdı sanki. Sonra biçimli dudaklan kıpırdadı. "Söyleb«ı»^ daha ilk gördüğünde tanıdm. Değil mi? O sabah... Kıbns'takıo^ beni gördüğünde hemen tamdın ve... bunu hiç belli etmedin! deşinin öldüğü gece beni görmüştün?.."
Güney biraz pervasız bir tavırla yanağma süzülen saçlara»» lağımn arkasına ittirdi. Oysa parmaklan biraz titriyordu. Yal»# lemenin işe yaramayacağı anlardan birisiydi bu. "Tamdım Sanşmım diye aptal mı olmalıyım?"
"Ya Tahir? Onun da kim olduğunu biliyorsun değil m? "Biliyorum elbette. Benim patronum."
Doğan gergin bir tavırla uyardı. "Benimle oynama Güı» i hir sana gerçekten değer veriyor. İşin doğrusu ben de senidi^» rilecek bir kadm olarak görüyorum. Güzel olmaktan öte, çal^ sın. Zekisin... Fakat bence fazla zekisin. Öyle değil mi?"
"Sınıfımı birincilikle bitirdim. Aptal olamam... Buna beni hâlâ neyle suçladığını anlamadım Doğan?" "Hastanede bana pek iyi sözler söylemedin?”
Genç kadın umursamazca omuz silkti. "Güzel bir güniffl*' ğildi m desem nasıl olur?"
"O gün biz de güzel bir günümüzde değildik. Tahiıw^ ölümden döndüler..
"Doğrusu o gece kendi derdim içinde sizin için çok ğümü söyteyemeyeceğim..." ^
"Biz görevimizi yapıyorduk Güney. Kardeşinin öln^
mamen... _
'Tiitfon Dn^n>" dedi Günev vavasra.
l>uKındıı^unıı hu; anlayamayacağım. Fakat herkes kurtulurken onun vurulması w ölmüş olması berû gerçekten çok üzdü. Ayru şey senin bir yakınının başına gelse, sen de üzülürdün. Bak, Akın için nasıl da bir araya gelip birlik oldunuz?.. Sîzleri bu bağlılığmız konusunda gerçekten takdir ediyorum. Uzun süre Tahir'e nefret duyduğumu giz-levemem. Ama hepsi de onu tanımadan önceydi. Artık kardeşim ile Tahir'i birbirinden ayınyorum. Benim nefret ettiğim adam çok geçmişte kaldı. Kardeşim de öyle. Neden şimdi eskileri kurcalıyorsun?"
"Saçmalama Güney!" Doğan onun sakinliği karşısmda öfkelen-mew başlamıştı. "Ne kadar geride kaldığı umurumda değil. Bazı şeyler hep taze kalır. Söylediğin sözler hâlâ aklımda. Ama yine de unıanm senin için gerçekten geride kalmıştır... Arkadaşlarımdan herhangi birisinin üzülmesini istemem..."
Güney sakinliğini korumaya çalışıyordu. Kucağmda tuttuğu elleri sıkmtılı olsa da yüzü gayet sakindi. Kırmızı dudaklan kıpırdadı. "Arkadaşlanm derken Tahir'i kastediyorsan eğer, onun yanmda işe girmem tamamen tesadüf. Asla böyle bir çabam olmadr Tahir'e sor istersea O da bunu doğrulayacaktır. Kaldı ki aylardır onun yarunda-ym Bu konuda ona herhangi bir söz, tek bir kelime dahi etmedim."
"Bunu biliyorum." diye homurdandı Doğan. "Bunu biliyorum ama vine de içim rahat değil. Kadınlar konusunda bildiğim tek bir şey varsa, o da bir gün mutlaka intikam almaya çalışacağıdır. Asla vazgeçmezler... Asla unutmazlar... Bir erkeğin öfkesi ve nefreti günler içinde soğusa da kadmlannki bir yanardağ gibi sürekli fa-abyete hazır bekler."
Güney gülümsemeye çalıştı. Onun karşısmda rahat olmazsa Doğan'm iyice endişeli olacağı belliydi. "Bence çok edebi oldu. Ben öfkeli veya nefret dolu mu gözüküyorum?"
"Ama gerçeği de açıklamadın değil mi? Beni tanıdığını ve Tahir'in kim olduğunu bildiğini gizledin..."
Güney hafifçe omuz silkti. "Sen de gizledin. Üstelik Tahir en başından beri benim kim olduğumu biliyordu. İşe girmem rastlantı oİM da geri kalan her şeyde onun parmağı olduğunu biliycwum. Büyük ihtimalle Tamer de benim kim olduğumu biliyor ama bir şey '^«nedi. Ben sizi gizlediğiniz için suçluyor muyum?"
"Biz Tahir'in iyiliği için sesimizi çıkarmadık.su arıtma cihazı İşin doğrusu iki-de iıeni işten çıkartmasını istedik. Ama kabul etmedi. Şimdilik kalmasını istedi. Sana fazlasıyla değer veriyor."
ı^jgan aa gozunun ucu ue lanıre oaıcn.
gunu görüyorum ve bunun sebebinin sen olduğunu Birbirinize karşı mesafelisiniz gibi geldi."
"Benimle ilgili bir şey değil." dedi genç kadia layamazdı tabii. "Her fırsatta onu kmp intikam alacağmu^
yorsan yanılıyorsun. Ben de ona değer veriyorum. Zaien^ karşılaşıncaya kadar kim olduğunuzu bilmiyordum. Anl^ gerçekten şaşırdım. Sonradan da söylemek istemedim. Kjjn^
nuzu öğrendiğimde, kardeşimi ikinci kez kaybetmişimg||)||^ tiğimi gizleyemem. Çok üzüldüm. Tüm sebebi de değer patronumun hayatıma çok daha önceden ve çok kötü bir girmiş olmasıydı. Buna rağmen onun yanmda kaldım. vuran birisiyle kalır mıydm?"
Doğan'm gözleri iyice koyulaşmıştı. "Kalmazdım.. dedi "Doğru. Kalmazdın. Ama ben kaldım."
"Belki de intikam için?.."
"Öyle olsaydı çok önceden intikam planlarımı gerçekleştırüt "Belki de uygun zaman kolluyorsun? Onun sana güvenilen sağlamaya çalışıyorsun?"
Doğan'm da çok zeki olduğu su götürmez bir gerçekti (* gülümsemeye çalıştı. "Belki de öyledir..." diye mınldandLDıit Seni ikna edemem. Düşüncelerine engel olamam. Senin de bemı şüncelerime engel olamayacağm gibi... Ama... Samimi olarak w sem, işimi ve patronumu çok seviyorum. Maaşım çoki)i...Iit kim olduğu benim için artık çok önemli değil. Onun hana ka?» sil birisi olduğu önemli... Bence harika bir patron ve iyi bini* "İyi dost olduğu konusunda kellemi verebilirim.” dedi ters bir mınidanma ile. "Kesinlikle abartmıyorum. Ben on?^ hayatımı bile feda ederim. Ve biliyorum ki o da benim için vf Buna kaç defa şahit oldum. Benim için girdiği riskteıt^ O sert görünüşü altında hepimizden daha yumuşak bir kafc|^ O yüzden onun kalbini kırmana izin vermem. Verema^ deki uyan üzerine Güney'in güzel kaşımn birisi hafitçe "Beni... tehdit mi ediyorsun Doğan?" diye sordu ılık Doğan onun dayanılmaz güzel gözlerinin içine haki) su arıtma cihazı sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder